Duisburg Demokratik Haklar Derneği’nde “Kadının toplumdaki yeri, dün ve bugünü”konulu bir panel düzenledi.
Panele, gazeteci Songül Beyazgül, kadın hakları aktivisti Seher Yeğin ve İsveç Sol Parti Merkez Kadın Komitesi üyesi Nevin Kamilağaoğlu katıldı. Panelde, tarihten günümüze kadar başta Kürdistan ve Türkiye olmak üzere dünya genelinde kadınların sorunları ele alındı. Panelisterden Beyazgül, asıl sorunun kadın sorunu olmadığını, asıl sorunun sistem sorunu ve sistemin yarattığı erkek sorunu olduğunu belirterek, kadınlar üzerindeki şiddete karşı nasıl mücadele yöntemlerinin kullanılacağı üzerine açıklamalarda bulundu. Kürt kadın hareketinin ‘kadın sorunu’ tanımlamasını uzun bir zamandır reddettiğini söyleyen Beyazgül, “Çünkü kadın sorunu demek, olayı tek taraflaştırıyor ve ortada bir erkek sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Toplumsal cinsiyetçilik karşıtı bir oluşumdan söz etmek daha doğru bir yaklaşımdır. Bu yüzden sorunu ötekileştirmeden ve tek yanlı ele almadan, dilimize bile işlemiş bir mantığı aşmamız gerekir”dedi.
Beyazgül, asıl sorunun sistem ve erkek sorunu olduğunu belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Tarihi, insanlığın ezilmişliği kadar eski bir sorundan söz ediyoruz. Yani cinselliğin, ezilmişliği problemi, insanlığın ezilmişliği kadar eskidir. Bundan dolayı kadınlar tarihin ezilen en eski ulusu ya da sınıfıdır demek yanlış bir tespit olmaz. Kadın ezilen en eski ulus ya da sınıf olurken, ezen ise gerici sistemin kendisidir. O yüzden de bu proplemi ele alırken, sistemin çözümlenmesi ve bu sisteme karşı mücadele yöntemlerinin aranması gerekir. Bunun örneklerini ise biz Kürt kadınları olarak söyle sıralayabiliriz. Örnek, siyasi bir hareket oluşturursunuz, onun ideolojisinin oluşturursunuz, taktiğini ve planın yeri geldiğinde elinize silah alır ve savaşırsınız. Yeri geldiğinde oturur tartışır, yeri geldiğinde meclislere girip politik alanda legal mücadele yürütürsünüz. Bu gibi konular ise bir devrimi gerektirir. Yani bir cins devrimi gerektiriyor.
Bir devlet ve toplum ilişkisini ele aldığımız zaman devletlerin halklara yaklaşımıyla birlikte bir erkeğin küçük bir devleti olan aile içerisindeki kadın ile ilişkisini karşılaştırdığımız zaman karşımıza, inanılmaz derecede bir benzerlik çıkmaktadır”
İktidar karşısında yenik düşmüş erkeğin, egemenlik sistemini kadın ve çocuk üzerinde aradığına dikkat çeken Beyazgül, “Toplumun kadını da erkeği de bu sistemden nasibini almıştır. Kadın bu kölelik ve ezilmişliği içselleştirerek nasibini almış, erkek ise o saha içinde aklını oynatarak nasibi almıştır” dedi.
Beyazgül sözlerine şöyle devam etti: “Türk devletinin Kürtlere yönelik şiddeti insanlar üzerinde büyük tramvalara yol açmakta. Ve yine batılılar kendi içlerinde kadınların sorununu görmemezlikten gelmekte ve çeşitli basit yasalarla sorunun üstünü kapatmaktadırlar. Bugün ülkemizde kadınlarımız, ‘namus ve töre’ adına işlenen cinayetlerine kurban gitmektedir. Batıda ise ‘aşk ve kıskançlıklara’ kurban gitmektedirler. Sonuçta sorunun sadece bir ülke toplum ve coğrafi bir sorun olmadığı, bir insanlik sorunu olduğu gözler önündedir”
Beyazgül son olarak da Kürdistan’da son yıllarda Kürt kızlarına yönelik kaçırma olaylarına dikkat çekerek bu olayların toplum tarafından dikkate alınmasını istedi. Panele katılan Seher Yeğin ve İsveç Sol Parti Merkez Kadın Komitesi üyesi Nevin Kamilağaoğlu da Avrupa’da ve orta ve Yakın Doğu ülkelerinde yaşanan kadınların sorunlarını değerlentdirdi. Yeğin ve Kamilağaoğlu, tüm kadınların sistemin hegemonyasına karşı birleşmesi ve mücadele etmesi çağrısında bulundu. Panel daha sonra Venge Sodiri üyesi Şengül’ün sunduğu Kurmanci ve Zazaca müzik dinletisi ile son buldu.
03 Mart 2010
MUSTAFA İLHAN/DUİSBURG
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA