Bir araya gelen konfederasyonlar hükümetle anlaştı, TEKEL direnişine beklendiği gibi sırtını döndü. Direnişi bitirme işini sürece yaydı!
Ankara (22.02.2010)- Türk-İş, KESK, Kamu-Sen, KESK Genel Başkanları, bugün DİSK’e üye Genel-İş Sendikası’nda bir araya gelerek TEKEL işçilerinin yürüttüğü mücadele ile bu mücadeleye verilen desteği ve bundan sonra yapılması gerekenleri değerlendirdiler
Konfederasyonlar yaptığı açıklamada 12 adet talep ve bazı öncelikli talepler belirlerken, hükümetin bu öncelikli talepleri karşılamaması durumunda, 26 Mayıs’ta “üretimden gelen gücün kullanılacağı genel bir eylem” yapılması kararı aldığını açıkladı.
Türkel işçileri tehdit etti
Türk-İş Genel Merkezi önünde bekleyen işçiler sendikayı göreve çağıran sloganlarla bir açıklama yapılmasını istediler. Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel yaptığı açıklamada “Yarın şubeler halinde toplantı alınacağını” söyledi. Türkel'in şubeler halinde görüşme yapılacak açıklamasına işçiler tepki gösterince Türkel, “Biz şubelerimizi bilgilendireceğiz gelirseniz ne demek istediğimizi anlarsınız gelmezseniz siz bilirsiniz” diyerek işçileri tehdit etti.
Kardeşler yolunuz açık olsun!
Türkel'in konuşmasında, “Kimse sözünden caymadı siz de sözünüzden caymayın” demesi üzerine işçiler, “Bizim sözümüz 70 gündür belli siz sözünüzden caymayın” dedi. TEKEL işçilerinin Türkel’e yönelik tepkilerinin artması üzerine Türkel, “Ne yapacaksınız öldürecek misiniz beni, geleyim halledin işi" dedi. “Siz ne derseniz deyin Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel’dir. 70 gündür yanınızdayız arkanızdayız eğer biz bunları kabul etmiyoruz, biz bildiğimizi yaparız diyorsanız sizlere kolay gelsin kardeşler, yolunuz açık olsun!” diyerek Türk-İş binasına girdi. Türkel’in kaçışına işçiler “Satılmış sendika istemiyoruz” sloganıyla tepki gösterdiler.
Şimdiye kadar alınan kararlardan daha büyük bir karar çıkmaz!
Daha sonra sendika adına konuşan Tek Gıda-İş Genel Sekreteri Mecit Amaç “Tek Gıda-İş Sendikası olarak siz bu yolda devam ettiğiniz sürece konfederasyonun ne yaptığına bakılmaksızın biz sizin yanınızda olacağız. Bizler sizi yarı yolda bırakacak insanlar değiliz. Konfederasyonların kaç tane karar aldıklarını bunların ne olduğunu gördük, 1 günlük grev kararından, 1 günlük destek eyleminden daha büyük bir karar çıkmaz” dedi. İşçiler açıklamaya tepki gösterince Amaç bağırmakla olmuyor bu işler diyerek işçilerin tepkisini yatıştırmaya çalıştı. Amaç, konuşmasının devamında işçileri yarın yapılacak bölge bölge görüşmeler için ikna etmeye çalıştı.
İşçiler açıklama yapılırken sendikaya tepkilerini attıkları sloganlarla gösterdiler. İşçiler sık sık “Satılmış sendika”, “Tayip’in uşağı Mustafa Kumlu”, “Türkel şaşırma sabrımızı taşırma”, “Örgütlü işçiyi hiçbir kuvvet yenemez” sloganlarını attılar.
İşçiler alanda asılı olan konfederasyonların ortak imzasının olduğu pankartları sökerek yere serdiler ve 'konfederasyonlar işçinin yanında karar alana kadar yerden kaldırmayacağız' dediler.
Açıklamalar yapılırken alanda sivil polislerin yer alması ve çevik kuvvet polislerinin de hazırlık içinde olmaları dikkat çekiciydi. Sendika önünde gergin bekleyiş sürüyor.
Konfederasyonların aldığı kararlar!
Toplantıda, kısa vadede TEKEL işçilerine “destek” için şunların yapılmasına karar verildi:
• Tüm işyerlerinde “TEKEL işçisinin mücadelesi, mücadelemizdir”, “4/C kaldırılsın” yazılı mesajlar, kokart ve pankart uygulamasına devam edilmesi.
• 25 Şubat 2010 tarihinde tüm il ve ilçe merkezlerinde meşaleli yürüyüşler ve kitlesel basın açıklamaları yapılması.
• 27 Şubat 2010, saat 12.00’de tüm il merkezlerinde 2 saatlik oturma eylemi ve kitlesel basın açıklamalarının yapılması.
Öncelikli talepler
Toplantı sonrası yapılan açıklamada, konfederasyonların öncelikli talepleri ise:
• Başta 4-C olmak üzere güvencesiz, kuralsız, esnek tüm istihdam uygulamalarından vazgeçilmesi.
• İş güvencesinin sağlanması.
• “Kiralık işçilik” düzenlemesinin gündemden çıkarılması.
• Çalışma hayatını düzenleyen yasaların ILO ve AB normlarına uyarlanması.
• Çalışanların örgütlenmesi önündeki engellerin kaldırılması.
• Kamu çalışanlarının grev, toplu iş sözleşmesi, sendika hakkının güvence altına alınması
olarak belirlendi.
Açıklamada “Öncelikli istemlerinin karşılanmaması ve bu etkinliklerin hükümet nezdinde bir sonuç vermemesi halinde, 26 Mayıs 2010 tarihinde, bu dört konfederasyon ve bu konfederasyonlara üye tüm sendikaların birlikte sahipleneceği ve üretimden gelen gücün kullanılacağı genel bir eylem yapılmasının uygun olacağına karar verilmiştir” denildi.
Açıklamada konfederasyonların talepleri ise şöyle sıralandı:
1- Başta 4-C olmak üzere güvencesiz, kuralsız, esnek tüm istihdam uygulamalarından vazgeçilmesi ve bu alandaki yasal düzenlemelerin değiştirilmesi; iş güvencesinin çalışma yaşamında temel bir hak olarak uygulanması; geçici işçiliği bir kölelik düzeni olarak yaygınlaştıran ve kamuoyunda “kiralık işçilik” olarak bilinen düzenlemenin yasalaştırma girişimlerinden tümüyle vazgeçilmesi taşeronlaşma girişimlerine son verilmesi
2- Çalışma hayatını düzenleyen yasaların ILO ve AB normlarına uyarlanması; Çalışanların örgütlenmesi önündeki engellerin kaldırılması; Kamu çalışanlarının grevli toplu iş sözleşmeli sendika hakkının güvence altına alınması
3- Gözden geçirimli AvrupaSosyal Şartı’nın 5’inci ve 6’ınca maddelerine konulan çekincenin kaldırılması
4- Kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldıracak her türlü yaklaşımdan vazgeçilmesi
5- İşçilere ait olan işsizlik sigortası fonunun amacı dışında kullanılmaması
6- Kriz fırsatçılığı yapılarak emek haklarının gasp edilmemesi
7- Asgari ücretin “insanca yaşamaya yeterli ücret” olarak belirlenmesi
8- Çalışma hayatının sözleşme biçimleri, çalışma süreleri ve ücret yönünden insan onuruna yakışır iş temelinde düzenlenmesi için gerekenlerin yapılması
9- İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin iş cinayetlerini de önleyecek şekilde yasal güvenceye kavuşturulması
10- Sağlık hakkının temel insan hakkı kapsamında değerlendirilerek uygulamadaki katılım ve katkı payından vazgeçilmesi
11- Hükümetin çalışma hayatıyla ilgili tüm konularda sendikaların görüş ve önerilerini dikkate alması ve bu doğrultuda etkin girişimde bulunması
12- Uygulanacak ekonomik politikaların sermayeye kaynak aktarımı yerine emekçiler için istihdam yaratacak yatırımlara yönlendirilmesi.